Selam dostlarım. Keyifler pek yok gibi bu aralar ne dersiniz?
Acayip günlerden geçiyoruz. İnşallah her şey düzelmişken birbirimize bu yaşananları anlatıp 'ya dur dur şu da vardı hatırlasana' şeklinde konuşmalar yapmak için çok beklememiz gerekmez. O günler çok uzakta değildir umarım deyip ufaktan geçelim yazımıza.
İnsan çoğunlukla belki de her zaman faydacıdır bir bakıma. Yeni bir şey yapmak isteyince ya da bir eyleme geçmeden "ulan bana bunun faydası ne" diye düşünmeden edemez.
İnsanın bu doğal faydacılığı onun kendisini garanticiliğin kucağında bulmasına sebeb olur. Kendini garantiye almak ister. Pek riske girmek istemez açıkçası.
Tanrı üzerine yapılan tartışmalar uzayıp giderken biri mutlaka ortaya atılır ve şöyle der:
- Ulan tamam diyelim yok. Ölen öldü, kalan kaldı. Benim kaybedeceğim pek bir şey yok. Ama ya varsa? O zaman ne bok yicen? Ben hurilerle grup yaparken zebaniler sana tecavüz pornosu çekiyor olcaklar hehehe. Akıllı ol olum akıllı.
İnan, bak keyfine. Varsa hapı yutarsın. Haberin olsun.
Bak bu arkadaş ne güzel kendini garantiye alıyor ve sınırsız seksin keyfini çıkarıyor. Düşünsene bizim Tanrı da trolmüş, bu garanticileri toplayıp taşşağa alıyormuş. Yukarıdaki arkadaşla Tanrı'nın arasındaki diyalogu duymak için bile ahiretin var olmasını isterdim açıkçası.
Garantici arkadaş:
- Tanrım, garanticiler olarak biz sana inandık. Haftada bir cumaya falan da gittik. Cennet saatiyle gece 1'de HuriClub'da olmamız lazım. Orda parti var. Ufaktan salsan mı bizi?
Tanrı:
- Lan ibineler. Ben bütün kâinatı var ettim. Sizi yarattım. Adam olun, insan olun diye uğraştım. Siz üç beş tane huriye sattınız lan beni. Ulan benim işim gücüm yok Tanrı var diyeni sekse mi boğcam? Genel ev mi işletiyoruz oğlum biz? Siz bana değil, alacağınız büyük faydaya inandınız. Yürüyün len cehenneme. Cin olmadan adam çarpıyor pezevenkler.
Valla böyle bir sahnenin yaşanması hiç de düşük olasılıklı değil gibi. Tabi biraz daha ağır bir dil kullanırlar heralde. Ne biliyim mesela "Ey garantici ehli" falan gibi. Böyle sayko Tanrı mı olur oğlum?
Baya bir boş attık, kendimize geldik. Şimdi asıl mevzuya gelmekte fayda var.
Şaka bir yana bu "Ya varsa?" sorusu insanı acayip dürten bir soru her alanda. Nasrettin Hoca bile duruma ayıkmış. "Ya tutarsa?" diyor adam. Kumar bağımlıları beni çok iyi anlar ya da Nimet Abla kuyruğunda bütün hayalleri bir tane yılbaşı biletine bağlı olan ve hayattan bezmiş milyonlar.
Bir tane bilet alıyorsun. Alt tarafı elli lira. Hiç bir şey kaybetmem diyorsun. Ama "Ya tutarsa?" sorusuna tosluyorsun. Adeta kemiriyor beynini.
Biraz saptık konudan daha fazla sapmadan toparlayalım.
Farkettiysen bu sorunun olumsuz örneklerinden bahsettim. Bir kumar bağımlısı aslında aynı zamanda bu sorunun da bağımlısıdır. Her seferinde bu soru yüzünden riske girer ve bazen varını yoğunu kaybeder.
Bu soruyu sorma şeklini değiştirip çok daha işlevsel hale getirmek mümkün gibi.
Düşünsene bir konu var ve sen o konuda alıp başını gidebilecek bir insansın. Söz gelimi futbol, satranç, boks aklına ne gelirse. Bir şey var ki o alanda ter döküp olayın üstüne gitsen ortalığı belki de kasıp kavuracaksın. Tabi böyle bir şey var mı yok mu bunu daha başlangıçta bilmek mümkün değil. Ama "Ya varsa?"
Düşünsene bir alanda efsane olabilecek birisin ya da biriyim ve bundan habersiz olarak ömür geçiyorum ardından basıp gidiyorum bu dünyadan. Hassiktir cümleyi yazarken bile dehşete düştüm.
Ulan bir şeyde efsane olma şansın var ama bundan habersiz ölüp gidiyorsun. Duruma bak.
"Nerden olsun oğlum öyle bir şey?" dediğini duyar gibiyim. Ama ben de deminki soruyu öne sürüp kartlarımı açık oynuyorum: "Ya varsa?".
Ya ben efsane bir blog yazarı ya da yazar ya da ne biliyim başka bir şey olabilecek biriysem? Ya gerçekten iyi aynı zamanda mutlu olabileceğim bir alan varsa? Ya bunu bulamadan göçüp gidersem? Bundan daha kötü ne gelebilir başıma? Denemeye değmez mi dersin? Bizden bi' bok olmaz mı dersin?
Oğlum ya olursa?
İnsanı harekete geçirme konusunda en başarılı duygusu korkusu galiba. İnsan korktu mu gözü görmez bir şeyi. Ben de bu senaryodan korkuyorum işte bazen. Dedim ya demin: Ya bir alanda iyi olabilme şansım varsa ve bunu öğrenemeden ölüp gidersem? Hassiktir şuan bile tırstım.
Benden bir bok olmaz deme. Ya olursa?
Salın beni, ben gidiyom. O şeyi bulmam, kendimi keşfetmem lazım. Artık ne çıkarsa kısmetimize razı olacağız.
Ulan senden bir cacık olmaz diyenler vardır heralde. Dur oğlum acele etme. "Ya olursa?".
Bu arada Tanrı bu garantici hıyarlara acıyıp e biraz da paraya kıyıp vade farksız bir tane demir döküm klima taktırmış. Ulan ne yapsa yaranamıyor adam. Hadi yine iyisiniz garanticiler.
Neyse son boşumuzu da attık. Kendinize iyi bakın ve şu lanet soruyu sormayı unutmayın: "Ya varsa?"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder