11 Haziran 2020 Perşembe

Hz. İBRAHİM Mİ DAHA HAKLI MAYALILAR MI?

Selamlar dostlar. Keyifler nasıl? 

Bakıyorum da şöyle, bir inancı saçma ya da mantıksız bulmanın tek şartı o inanca mensup olmamak galiba. Müslümanlar göre Tanrı'nın oğlu olamaz bu çok mantıksızdır. Ama Hz. Muhammed'in ayı yarması falan pek problem olmuyor ve bunun mantıklı olması gayet normal karşılanıyor. Ya da Hinduların veya Budistlerin inançları da çok mantıksız müslümanlarca. Muhtemelen Hristiyanlar için de ayın yarılması falan çok mantıksız. 

Bu kadar mantıksız olan şeyler varsa heralde topluca insanlığın reddetmesi gerekirdi. Örneğin uçan köpek gibi. Bu herkesce mantıksızdır çünkü köpekler uçamaz. 

Karşı tarafı hemencecik mantıksız bulurken kendi mantıksız taraflarını bir türlü görmeyenler için güzel bir örnekle karşılaştım geçenlerde. 

Bir arkadaşla aramda geçen bir konuşmada farkettim bunu. Başlık çok anlamsız ve alakasız gözükebilir ama durun o kadar da değil. 

Bildiğiniz gibi Hz. İbrahim'in bir türlü erkek çocuğu olmaz ve Tanrı'dan bir erkek çocuk ister. Eğer erkek çocuğu olursa da onu kurban edeceğini vaat eder. Bir kaynak vereyim Nihat Hoca'dan, ordan da detaylı okuyabilirsiniz.

Buyrun: https://www.google.com/amp/s/m.sabah.com.tr/yazarlar/hatipoglu/2013/10/11/hz-ismaili-kurban-ettirmemek/amp.

Bilindiği gibi insan kurban etme olayı bir çok farklı kültürde de var. Bunlardan biri de Mayalıların kültürü ve inancı. Bu olayı ilk defa Morgen Freeman'ın sunucu olduğu 'İnancın Öyküsü' belgeselinde görmüştüm. İzlemenizi tavsiye ederim. 

Bir çok din, inanış ve kültürü konu edinen bence bilgilendirici bir belgesel. Mayalılar da zaman zaman insan kurban edermiş. Bunun sebebleri ise kıtlık, kuraklık, afet olması ve tanrıların onlardan bu sıkıntılar için insan kurban etmelerini istemeleri. 
Yani kısaca bir çok sıkıntı, problem ve sorun için birini kurban ediyorlar. İşe yarıyor mu bilmiyorum artık ama baya da devam etmişler bu kurban işine. 

Kısacası adamlar toplum için 'kendilerince' bunu mecburi olarak yapıyorlar. Çoğunluğun yaşaması için bir kişiyi feda ediyorlar. Osmanlı'daki kardeş katli misali. Asıl olaya geliyorum yavaş yavaş. 

Arkadaşım Mayalıların inancını çok saçma ve uygulamalarını da vahşice buluyor. Ama nedense Hz. İbrahim olayı için bir problem görmüyor ortada. 

Şimdi iki olayı kıyaslayalım biraz, tamamen ikisine de dışardan bakmaya çalışarak. 

Hz. İbrâhim bir erkek çocuğu kendisi için istiyor sadece. Ve erkek çocuk olursa da onu kurban edeceğini vaat ediyor. Kişisel bir istek dışında toplum yararı ya da bırakın toplumu her hangi başka bir insana bir fayda göremiyorum ben burada. Tamam isteyebilir bir erkek çocuk ona bir şey diyeyem ama asıl mevzu bu değil. 

Bizim Mayalılar ise bunu gayet toplum yararı için zorunlu görüyorlar. 
Daha çok için azdan vazgeçiyorlar ki klasik devlet politikası günümüzde budur. 

Şimdi burada Mayalılar çok daha ulvi ve yararlı bir iş yapıyormuş gibi geliyor bana. İnançları doğru olmasa bile doğru olduğunu varsayıp bütün herkesin yararı için bunu kendilerince 'mecburi' olarak yapıyorlar. 
Bu mecburiyet dışında herhangi bir istek ya da farklı bir dayanak yok. Eğer ikisine de tam ortadan bakarsak Mayalılar daha haklı ve doğru yapıyorlar gibi. 

Doğru derken bu arada kendi bakış açılarından doğruyu kastediyorum. Arkadaşım Mayalıları mantıksız ve cani bulurken Hz. İbrahim için hiç de öyle düşünmüyor. İnsanın kendisine ve kendisiyle birebir ilgili şeylere ne kadar subjektif olduğunun bir katını bence bu. 

Bu konuyla alakalı şöyle de güzel bir video var izleyin derim: 
https://youtu.be/eRC46Qb5M1U.

Genelde karşı taraf hep mantıksızdır. Bunu kendimize ispat ederiz. İnandıklarımızın mantıklı olduğunu kendimize ispat etmek daha zordur genelde. Ama karşı taraf mantıksızsa bu bir anlamda kendimize 'o mantıksız, ben onun gibi değilim demek ki ben mantıklıyım' demektir. 

Bunun sonucunda hemen içimizi bir rahatlama kaplar çünkü mantıksız olmak heralde dayanılmaz bir şeydir. Mantıklı olmak değil öyle olduğumuzu düşünmek daha önemli hale gelir. Dediğim gibi bunun da en basit yolu karşı tarafın mantıksızlığını kendimize 'kendimizce' ispat etmektir. 

Hem karşı taraf mantıksız olmuştur hem de biz mantıklı. Çifte kazanç valla. Güzel iş cidden. Zaten kendinden sürekli emin olmak bence bir çeşit rahatsızlıktır. 

'Kendinden emin olma sendromu' falan diye bir şey olması lazım bence literatürde. Vardır belki de varsa cahilliğime verin. 

Evet bugünkü yazım da bu kadardı. Umarım kendimi iyi şekilde ifade etmiştimdir. Hayır deseniz bile hemen sizin mantıksız düşündüğünüzü kendime ispat etmeye ve kendimi mantıklı bulmaya falan çalışırım:). 

Ne de olsa ben de insanım. İnsanın subjektifliği de böyle garip ama bir o kadar da doğal bir durum dostlar.

Kalın sağlıcakla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder