Saat gecenin bilmem kaçı (dur bakayım bi, 4.25'miş). Yatakta bir sağa bir sola dönme rutunimi tamamladım ama yok uykunun geleceği yok. Yapacak, oyalanacak bir şeyler lazımdı (bugünün kilit kelimesi de bu işte: oyalanmak) dedim şu yazıya başlayayım bari.
"Hayat nedir?" şeklinde bir soru yöneltsem sana ne dersin? Ya da siktir et sormayayım sonuçta soru cevaplamaya değil okumaya geldin buraya demi:)
Kendime ya da etrafıma baktığımda gördüğüm tablo şu ki: Herkes bir şeyler ile oyalanıyor. Biliyorsun işte kimisi karı kıza sarar, kimisi makyaja, kimisi oyun oynar sürekli, kimisinin tek derdi derslerdir, kimisi gecenin bilmem kaçında blog yazar, kimisi de blog okur. İnsan bir şey yapmadan duramaz. Durmamalıdır aynı zamanda ama zaten istese de duramaz. Ben dururum deyip durmaya çalışsan bile kafandaki bir şeyi ispatlamak için çaba harcıyorsundur yani boş durmuyorsundur. Özetle bir şey yapmaya mahkumuzdur. Bir şey yapmama özgürlüğümüz sadece laftadır.
Hayatımı gözden geçirince çok saçma şeyler ile çok fazla vakit harcadığımı yani oyalandığımı farketmem bir kaç saniye sürüyor. Bundan kurtulmak da bilirsin ki pek kolay değildir. Yapman gerekeni bilirsin anasını satayım ama yok olmaz bazen.
Hayatın küçük bir özetini yapsak şöyle olurdu herhalde: gel, oyalan, git. Kimisi için sadece "gel, git" tir hayat, oyalanamadan gidiverir. Biz görece şanslıyız çünkü oyalanma şansını elde etmişiz.
Çoğu zaman oyalandığımız şeyin avukatlığını yaparız kendimize. İnsan sebepsiz ya da mantıksız eyleme geçiyor olmaktan müthiş rahatsızlık duyar çünkü.
En zoru da bom boş şeylerle uğraşmış olduğunu farkettiğin o andır. Bence en beyhude uğraş diğer insanlardır. "Neler yapmışlar, kimle sevgili olmuşlar, ne giymişler, nerelere gitmişler" insanın zindanıdır. Diğer insanları tabiki konuşabiliriz fakat ipin ucu çoğu kişi için kaçmış durumda bence.
Dedim ya oyalanıyoruz diye insan en çok kendini harcar boş uğraşlar uğruna. Kendini bilmeyen (ki bu lafı da pek sevmem ama kullanması valla güzel oluyor), tanımayan insanın oyalanma listesinde sıra bir türlü kendisine gelmez.
Herkes kendini kandırır bu hayatta az ya da çok.
Peki hayat madem "oyalanmadır" ne yapmalı abi o zaman? Ne yaparsan oyalanmış olacaksın, o zaman bir nebze daha kaliteli şeyler ile oyalanmalı insan. Tabiki bu kaliteli şeyler bana göre. Sen istersen çekersin siktiri devam edersin o da bir seçenek. Hani deriz ya insan kaliteli insanlarla dostluk yapmalı diye aynı bu şekilde işte kaliteli şeylerle oyalanmalı insan. Sanat, bilim, kitap, felsefe, seyahat (dikkat gezmek değil bu konuyu da ayrı yazacağım), blog (amk insanı kendini övmeden duramaz görüyorsun) olabilir mesela.
Tabiki de herkes sanatçı olamaz usta, ya da bilim yapamaz. Sonuçta insanlığın ilerlemesini çok küçük bir azınlığa borçluyuz. Herkesten kaliteli oyalanma beklemek doğru olmaz. Zaten bu bloga girip okuyorsan bu yazıları, bunları yapmaya az çok şansın vardır bence. Gidip de köydeki adama telkin etmiyorum bunları ya da tek derdi karnını doyurmak olan insanlara. Bu insanları aşağılamak için demiyorum ama gerçekçi olmakta fayda var ve bu insanların ne zamanı var ne de imkanı bazı şeyler için. Felsefe'ye ya da sanata merak salmak için Kant ya da ne biliyim Beethoven olmak da gerekmiyor sonuçta. Ucundan da tutabiliriz bazı şeyleri.
Ama az da olsa kaliteli oyalanma gerekli, imkanı olan herkes için bence. Öyle değil mi sence de?
Ölmeden bir gün önce "ben ne yaptım lan bu hayatta" dememek, boşuna yaşamışlığın acısını yaşamamak ve son pişmanlığın bir boka yaramadığını görmemek için seni de bu kutsal yola davet ediyorum. Mottomuz belli: Kaliteli şeyler ile oyalan.
Güzel, havalı ama içi boş sözlerle bitirmeyi seviyorum biliyorsun ama bu seferkinin içi öyle pek boş değil gibi. "En büyük yatırım kendine yapacağın yatırımdır çünkü asla zarar etmezsin"
Hadi kal sağlıcakla...
Güzel bir yazı olmuş ,eline sağlık dostum. İçtenliğin hoşuma gitti. Bence insan oyalanırken her zaman olmasa da çoğu zaman kaliteli işler ortaya koyuyor veya bir fayda sağlıyor. Oyalandığın şey son cümlede yazdığın söz gibi çoğu zaman insanın kendisine yatırım yapmasını sağlayabiliyor. Oyalandığın işin kaliteli ya da kalitesiz olması pek önemli değil bence. Bu dünyada yalnızca bir süre kalacaksak istediğimiz gibi olmalı , istediğimiz gibi oyalanmalıyız. Eğer illa da oyalanacaksak. Zaten çoğu buluş tesadüfen , insanlar oyalanırken , bulunmuştur. :) Eline ve düşüncene sağlık...
YanıtlaSilEyvallah dostum. Farklı düşüncelere ihtiyacımız var her daim burada olursun inşallah
SilGüzel yazıyorsun ama mantık eksik bu yazıda. Madem her türlü hayatımız bir oyalanmadan ibaret diyorsun, bunu bağladığın kaliteli şeylerle oyalan finali çok temelsiz. Son nefesimizde hayat oyalanmışlık olacaksa ne farkeder? Oyalanmak demek anlamsızca bir hedef olmadan vaktini harcamak demek çünkü.
YanıtlaSilEyvallah cancağızım yorumun için. Son nefesinde arkanda katiteli bir oyalanmislik bırakmış olmanın tatminini o kadar da yabana atma. Çünkü insana en ağır gelen düşüncelerde biri boşuna yaşadım düşüncesidir. Sırf bu düşünceye daha az kapılmak için bile uğraşmaya değer. Sağlıcakla kal.
Sil