26 Mayıs 2020 Salı

GARİP Bİ' MUTLULUK

Mutluluk garip olay dostlar. Herkes mutlu olmayı, iyi hissetmeyi doğal olarak ister ve çoğu zaman bunu hakettiğini düşünür. 

Mutluluğu hayatın amacı olarak görenler de var. Aristo mesela hayatın amacının kişisel mutluluğu sağlamak olduğunu söyler. 

Size mutluluğun formülünü falan söylemeyeceğim merak etmeyin. Ya da ne biliyim mutluluğun listesini elinize tutuşturmayacağım. Sadece bir anlamda garibime giden bir olaydan bahsedeceğim. 

Az önce akşam yemeğini yedim. Menüde patates kızartması, çay ve soğan vardı. Abi soğanı tuzlayıp yemeğe bayılıyorum cidden. Varoş bir mahallenin kötü bir apartmanında adamakıllı güneş bile görmeyen bir giriş katından yazıyorum bu satırları. Geçen ay kirayı bile ödeyemedik. Evde 2.5 aydır yapayalnızım. İki tane sevgilim oldu ve ikiside terketti. Banka hesabımda adam akıllı bir miktarda para bile yok. Az önce içtim 5 liralık bir sarma sigarayı. 2.5 aydır kimseyle muhabbet bile etmedim. 
Korona virüs yüzünden evden de çıkamıyorum. Arada mahalleye seyyar satıcılar geliyor bazen onlarla laflıyorum konuşma ihtiyacım sebebiyle. Abi çiçeğim bile düzgün değil. Geçen gün bir abi verdi saolsun o bile soldu iki gün önce. Ama düşünüyorum da mutluyum be dostlar. Nazarınız değmesin aman:) 

Dedim ya ne acayip şey şu mutluluk. Belki de mutsuzluğun temel sebeblerinden birisi elimizde olmayan şeyleri elde ettiğimizde mutlu olacağımızı sanmamız, mutluluğu o "elde etme"de görmemizdir. Henüz elde edemediğimiz için de mutlu olamıyoruz bir türlü. Elde edince de artık elde ettiğimiz için mutlu olamıyoruz. Sahi nedir abi bu mutluluk. Kader ya da genetik falan mı? 

İkisinin de etkisi vardır illaki. Peki ya mutsuzluğun sebebi içimizde bir yerlerdeyse. 

Galiba dışsal sebepler insanı mutlu etmiyor. Sadece belli bir süre ki o da kısa oluyor genelde iyi hissettiriyor. Dışsal sebepler galiba zaten mutluysak biraz daha arttırıyor mutluluğumuzu. Ama mutlu değilsek mutlu edemiyor bizi. 

Ne tuhaf değil mi dostlar? Bu hayatta, boğaz manzaralı yalıda dalgaların sesini de duyarken mutsuz olmak da var, varoş bir mahallenin güneş görmeyen bir evinde akşam yemeğini soğan patates ikilisiyle halledip 5 liralık sigarayı yakarken mutlu olmakta.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder