Selamlar dostlar. Keyifler nasıl?
Konuşma havasında yazmayı seviyorum. Daha bir samimi daha bir içten geliyor. Bazen bir yazı okuyorum abi adam bir terimler kullanmış, bir kaynaklar göstermiş sorma. Sanki derdi bir şey anlatmak değil de iyi yazdığını ya da ne biliyim bildiğini göstermek.
Argo ya da küfür kullanıyorum bazen. Bence argo eğer doğru kullanılırsa çok işlevsel. Yani aptal saptal terimler kullanıp bir bok anlaşılmayan cümleler kurmaktansa argolu yazmayı yeğlerim. Bugünkü yazı da tamda bunla alakalı işte. Durun bir fırt daha alayım sigaradan. Sago sen de sus artık tamam yazıya başlıyorum.
Etrafıma bakıyorum şöyle bir, sanki bazıları bir şeyleri yapmak değil de sadece yapmış olmayı istiyor. Adam bir sürü yer gezmiş instada her yer için öne çıkarılan hikaye oluşturmuş.
Dostum birinin bunu sana söylemesi gerek. O öne çıkarılan hikayeler kimsenin sikinde değil. İnsan gezip gördüğü yerleri paylaşabilir tabiki de ama kim için geziyorsun bana bir söylese.
Evet yazının tam da burasında bu tarz birisi "ya bir git" diyip okumayı bırakmış olabilir. Biz kalan dostlarla devam edelim.
İnsan bir şeyi yaparken (gezerken, kitap okurken) yaptığı eylemi başkalarına göstermek için, ya da ispat etmek için uğraşmamalı. Bir şeyi yapmaktaki maksat o şeyi yapmak olmalı sadece. Ya da sana bir şey katacağını düşündüğün için yapmalısın.
Yapmayı istemek kendin içindir, yapmış olmayı istemekse başkaları içindir. Kendinden pay biç. Birilerinin bir şeyleri yapmış olmasıyla ne kadar ilgileniyorsun. "Banane ya yapmışsa yapmış" diyorsun demi. Çoğu kişi de böyle düşünüyor emin ol. En azından aklı başında olanlar.
Ne kadar da kendimizle gerçekten ilgili olmayan şeylerle meşgul oluyoruz. Bir şey olmak daha zordur bir şeymiş gibi gözükmekten. Bundandır galiba çoğusu görünmeyi önemser, olmayı değil. Bir tane kitap alır eline ayda yılda bir, bitirmez belki de ama hemen sarılır telefona paylaşır.
Tamam dostum kitap okuyan, kültürlü birisisin yorma kendini. Böyle birisi olmadığın eline bir kitap geçince hemen telefona sarılmandan belli. Kürk Mantolu Madonna meşhurdu bir ara. Hala da meşhur sayılır. Herkes okudu maşallah. Nerden mi biliyorum. Hikayelerden :).
Sen bir şey yaparken o şeye odaklanmayıp ondan bir şeyler almaya çalışmazsan başkaları için yapmaya başlarsın artık o şeyleri. Bu öyle bir histir ki birilerinin haberi olmayınca yapmamış olduğunu hissedersin artık. Yaptığın şey üzerine düşünemez, ondan tad alamaz hale gelirsin. Kısacası başkaları için kendinden, kendi eyleminden çalar hale gelirsin.
Başkalarının gözündeki imajdır önemsediğin. Ama acı bir gerçektir ki o imajı bir tek sen önemsersin. Kitap okuyan, kültürlü biri mi olmak istiyorsun? O zaman ol. Bu kadar basit ve bu kadar da zor. Bunu kendine düstur edindiğinde farketmeye başlarsın ki asıl önemli olanın kendi gözünde ne olduğudur. Sen kendi gözünde kitap okuyan biri değilsen, yani gerçekte böyle biri değilsen hayatını bir yalanın, bir illüzyonun üstüne inşaa etmişsindir. Bu yalan seni duvara toslatır sonunda. Bir bakarsın sonunda kesen de koca bir sıfırı vardır. Görünmeyi seçmişsindir öyle olmaya çabalamak yerine. Görünmek kolaydır çünkü olmak hiç de kolay değil.
Herkes yoksa senin için hiç bir şey yapılası değildir. Ayağında koca bir "herkes" prangası takılıdır. Bu pranganın klasik hali "millet ne der" kafasıdır. Genelde yaşlı ya da mahalle kültüründe yetişmiş kişilerde gözlenir. Bunun modern hali yani modern prangaysa "millet sansın" dır. Bu da yeni nesilde almış başını gidiyor.
Hangisi mi daha kötü? Bence modern pranga. İlkinde yapmaktan kaçınırsın. Seni engeller. Kimse görmezse kafan rahattır. Ama modern pranga senin motivasyon kaynağındır ve herkes yoksa bu senin için zulümdür. Gördüğüm kadarıyla artık yeni nesil ilk prangayı aştı. Ama galiba yağmurdan kaçarken doluya tutuldu ve karşınızda modern pranga.
Hani eleştirdiğin o mahalle teyzeleri ya da dedeler var ya millet ne der diye yaşayan. Sana kötü bir haberim var, sen onlardan da kötü bir haldesin. Yaptığın eylemden zevk alamaz hale geldin çünkü kimsenin haberi yoksa niye yapacaksın ki zaten.
Bana diyebilirsiniz "senin niye sikinde bu adamlar". İyi bir soru hemen cevaplayayım. Çünkü sinir oluyorum hahahah.
Şaka bir yana belki bu tarz birisi bu yazıyı okur da yalan dünyasından şöyle bir çıkıverir. Birisine faydamız dokunur. Ama cidden sinir de oluyorum bazen. Kolay yolu seçme, zoru seç ki seni biraz daha ileriye taşısın.
Görünmeye değil olmaya çalış. İmajını değil kim olduğunu önemse. Bu yazıyı okuyunca bunlar olmayacak hemen. Ama kofa yormana yardım eder belki kim bilir. Hem en uzun yolculuk da küçük bir adımla başlar.
Sorumuzu soralım ve bitirelim : "Yapmayı mı istiyorsun, yapmış olmayı mı?"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder